11 Şubat 2013 Pazartesi

GRAFFITI SANATI'NDAN GÜZEL ÖRNEKLER








18 Ekim 2012 Perşembe

AYŞE KULİN "KÖPRÜ" VE BAĞLADIĞI HAYATLAR

Köprü’yü okuduğumda bu yürekli, sabırlı ve istediğine azimle ulaşan Vali’nin yerinde olmak faydalı işler yapmak istedim. Nedense o vali yide bir arkadaşıma benzeterek canlandı karakterler gözlerimin önünde...


“Yıllardır çekilen eziyetler ve son üç güne yayılan arızalanmalar, engeller, kademe farkları, takozlar, krikolar, hidroliklerin oyunbozanlıkalrı...

Şimdi sadece bayram ve bayram sevinci vardı. Köylüsü de, kasabalısı da, devlet memuru da, yoksulu da, zengini de, herkesi, yediden yetmişe o yörede yaşayan her bir insanı yüreğinden yakalamıştı mutluluk”



Köprü olmadığı için karısını doğuma yetiştiremeden ölüme yollayan Bayram,



Mezhep farkını göze alıp tüm karşı koymalara rahmen sevdiğine kaçan ve terörist baskınında eşini ve yeni doğmuş bebeğini kurşunlanarak kaybeden, süt annesi olduğu çocukla ynei hayata başlayan Elmas,



Yıllardır mütehatlik yapan “bu iş olursa kolumu keserim” diyen Hüdai ve bir çok kahraman daha...



Çok sıcak ve gerçekçi... Eline sağlık Ayşe Kulin..

Şidette tavsiye benden;)

2 Ekim 2012 Salı

8 Mayıs 2011 Pazar

Bremen Mızıkacıları Hala Orada Yaşıyor Gibiler

Bu hikâyeyi bana anlatmaya ben daha ufacıkken başladı dedem… Yüzlerce kez anlattırırdım o çocuk dünyamda kurduğum hayallerimin tekrar canlanması için. Bazen, önde tüm hayvanları toplayıp o yaşamlarından kurtaran bir eşek bazense, hırsızlara parlayan gözlerinle bakan ve pençesini atan bir kedi olurdum. Hatta bir keresinde dedemin hikâye anlatışıyla bütünleşen bir coşkuya kapılıp, evdeki kedinin gözlerini o gece vakti incelemeye almıştım….





Bremen Mızıkacıları
 Neden mi bahsediyorum tabi ki de “BREMAN MIZIKACILARI’NDAN”. Bu masal benim favori masallarımda biri, az öncede google’da dolaşırken heykelinin olduğu bir fotoğrafa rastladım. Hemen nerdeymiş, belki bir gün giderim diye baktım. Nerdemiymişş??


Almanya Bremen'de yer alıyor. Söylenenlere göre ufak ve sevimli bir şehirmiş. Vee sokakları çok düzenli olan bu kentte gezilecek birçok yer daha varmış. Eski Bremen evleri, tarihi yapılar ve Almanya'nın ilk Tramvayına ev sahipliği yapıyormuş bu kent.

Bremen




 Bremen 




Bremen

HİKAYEMİZDE BURDA!!!


"Bir zamanlar yaşlı ve yorgun bir eşek varmış. Sahibinin onu artık daha fazla beslemek istemediği ortaya çıkmış. ” En iyisi buralardan gitmek ” diye düşünmüş eşek. “Bremen’de şarkıcılık yaparım. Bazıları anırmamı pek bir beğenirdi zaten.”


Böylece bir sabah erkenden yola çıkmış. Bir süre yürüdükten sonra iki büklüm bir köpekle karşılaşmış. “Artık sahibime avda yardımcı olamayacak kadar yaşlandım,” demiş köpek eşeğe. ” Sahibimde artık beni beslemiyor.” Eşek gülmüş. ” Benimle Bremen’e gelsene şarkıcı oluruz,” demiş.


Yola koyulmuşlar.Çok geçmeden bir damın üzerinde üzgün oturan bir kedi görmüşler. ” Çok yaşlandım, fareler bile dalga geçiyorlar, ” demiş kedi. “Sen de bizimle gel” demiş eşek. “Sesin hala güçlü çıkıyor, şarkı söyleriz Bremen’de.”


Bağıra bağıra şarkılar söyleyerek yola devam etmişler. Bir çiftlik evinin yakınlarından geçerken kendi seslerinden yüksek bir sesle irkilmişler. ” Kuk-ku-ri-kuuuuuuuuu!…Sonum geldi!” diyormuş iri bir horoz. Sonra eşek, köpek ve kediye yana yakıla anlatmış: ” Bu akşam sahibimin konukları gelecek. Öyle hissediyorum ki beni pişirip yiyecekler.” Eşek”Endişelenme, seninki gibi bir ses bize çok şey katar. Haydi gel şarkıcı olalım,” demiş.


Akşam olduğunda hepsi çok yorulmuş. Bir şeyler yemek ve uyumak istiyorlarmış.İlerde penceresinden ışık süzülen bir kulübe görmüşler. Horoz uçup pencereden içeri bakmış. “Dört soyguncu görüyorum, nefis bir sofranın başındalar,” demiş. “Bir planım var,” demiş eşek. Birbirlerinin sırtına tırmanmışlar. En altta eşek, sonra köpek, onun üstünde kedi ve nihayet en tepede de horoz. Pencere yaklaşıp çıkarabilecekleri en yüksek sesle bağırmaya başlamışlar. “İmdaaaaaat! Bu bir hayalet!” demiş soygunculardan birisi. ” “Bence bir canavar!” demiş ötekisi. ” Bence cadılar bastı! ” demiş öteki. ” Annemi istiyorum,” demiş sonuncusu. Bir kaç dakika sonra dört şarkıcımız soygunculardan kalan sofradaymışlar.


Geceleyin onlar uyurken soyguncular geri gelmişler. Ama hayvanlar hazırlıklıymış. Soyguncular içeri girer girmez, eşek “Şimdi” demiş ve saldırıya geçmişler. Soyguncular bir daha hiç dönmemecesine kaçmışlar oradan. Şarkıcılarımız da bu sevimli küçük kulübeye yerleşmişler. Bremen’e gitmeyi de bir süre ertelemişler, ama her gün şarkı söylemeyi unutmuyorlarmış"


15 Şubat 2011 Salı

BU PRENSİN KENDİSİ KÜÇÜK AMA SÖZLERİ BÜYÜK

Küçük Prens
  -  Büyükler sayılara bayılırlar. Tutalım onlara yeni edindiğiniz bir arkadaştan söz açtınız, asıl sorulacak şeyleri sormazlar. Sesi nasılmış, hangi oyunları severmiş, kelebek biriktiririmiymiş, sormazlar bile. “Kaç yaşında” derler, “Kaç kardeşi var?” “Kaç kilo?” “Babası kaç para “kazanıyor? Bu türlü bilgilerle onu tanıdıklarını sanırlar.

Deseniz ki kırmızı kiremitli güzel bir ev gördüm. Pencerelerde saksılar, çatısında kumrular vardı. Bir türlü gözlerinin önüne getiremezler bu evi. Ama “yüz bin liralık bir ev gördüm” deyin, bakın nasıl; “aman ne güzel ev diye haykıracaklardır”

Kısa bir minibüs yolculuğunun ardından kendimi kütühanede buldum. Buldum diyorum çünkü gezsem mi yoksa gitsemm mi derken minübüscü abi
- ablaaa burasımıydı, geldik! İniyon mu? deyince iniverdim işte. Severim kütüphaneleri beleş kitap okuma olanağını sunduğu için ayrıca:):P

Nese ben hemen soluğu meraklı bakışlar altında nerede mi aldım dersiniz! Çocuk bölümünde... Daha önce bir türlü okuyamadığım "Küçük Prens'i" kaptım çocukların şaşkın bakışları arasında ve elimdeki en kıymetli oyuncağım alınır diye hemen diğer bölüme geçtim ve ne zamandır niyetlendiğim "Ayşe Kulin'in Gece Sesleri kitabını aldım. Veee doğru kayıt masasına. Normalde bu kadar kısa kalmam, hatta tüm günümü bile harcarım ben kütüphanede ama bugün kalasım yok işte.

Hızlı adımlarla kayıt masasına doğru yöneldim. Aman Allahım, yine mi?! Bu güler yüzlü bayan, bayılıyorum bu kadının güleç yüzüne;) Kayıt ettik aldım işte kitabı, okudum çokta beğendim, sırf sizde beğenin diye yazıyorum bu kadar...(itinayla inanmayın!)

-     Herkesten verebileceği kadarını istemeliyiz. Otorite her şeyden önce sağduyuya dayanmalıdır. Sen kalkıp halkına denize atlamalarını buyurursan ihtilal çıkar. Benim verdiğim buyruklar akla yakın oldukları için yerine getirilmelerini istemek hakkımdır.
-         Küçük Prens; “Ben herkesi gördüm kimsecikler yok” “O zaman sende kendini yargılarsın. En gücüde budur zaten. Kendini yargılamak başkalarını yargılamaktan çok daha güçtür.  Kendini yargılamayı başarabilirsen gerçek bir bilgesin demektir.” Dedi kral.   “Ben kendimi nerde olsa yargılarım bunun için buraya yerleşmeme gerek yok” dedi küçük prens.
-         İşte hayranlarımdan biri” dedi kendini beğenmiş kral.  Kendi beğenmişlerin gözünde herkes bir hayrandır…
-         Acaba, bir gün hepimiz kendi yıldızımızı tekrar bulalım diye mi yıldızlar böyle parlıyor?”
-         “İnsan ancak yüreğiyle baktı zaman doğuyu görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez”
-         “Gülünü bunca önemli kılan uğrunda harcadığın bunca zamandır”
Beğendiniz dimi. Ama siz satın alın bence gerçekten başucunda durması gereeken bir kitap. Bazen "bu hayat nereye gidiyor" dediğinizde oradaki büyük anlamlardan yön bulursunuz belki. Hadi esen kalın diyorum... Son.. The AND...:) Gülün emi HEPPP gülün:)

14 Şubat 2011 Pazartesi

SEVGİLİLER GÜNÜNE "Tİ"


ARBELLA SEVGİLİLER GÜNÜ REKLAMI


 


9 Şubat 2011 Çarşamba

KETTY PERRY - Firework İzlemeden Dinlemeden Geçmeyin

Ketty Perry bu yıla damgasını vuran şarkıcılardan biri. En iyi performanslarından birinide Victoria Secret defilesinde sergiledi. O güzel performansı sizlerle paylaşıyorum. Mankenlere çok bakmayın!!! Perry için ekledim ben bu video'yuuu:) desemde inanmayın:P Bu arada şarkının sözlerinede bayılıyorum... Onu aşağıda sundum gitti;)






Do you ever feel like a plastic bag
Kendini hiç plastik çanta gibi hissettin mi
Drifting throught the wind
Rüzgarla kayan
Wanting to start again
Yeniden başlamayı isteyen


Do you ever feel, feel so paper thin
Hiç hissettin mi , kağıt kadar ince
Like a house of cards
Kağıttan bir ev gibi
One blow from caving in
Rüzgarla birlikte çöken


Do you ever feel already buried deep
Hiç bu kadar dipte olduğunu hissettin mi
Six feet under scream
yerin 6 feet altında çığlık attığını
But no one seems to hear a thing
Ama kimse hiçbirşey duymuyor


Do you know that there's still a chance for you
Hala bir şansın olduğunu biliyor musun
Cause there's a spark in you
Çünkü içinde bir kıvılcım var


You just gotta ignite the light
Sadece ışığı açacaksın
And let it shine
Ve parlak yap
Just own the night
Sadece geceye sahipsin
Like the Fourth of July
4 Temmuz gibi (Amerikan Bağımsızlık Günü)


Cause baby you're a firework
Çünkü bebeğim sen bir havai fişeksin
Come on show 'em what your worth
Git ve onlara neye sahip olduğunu göster
Make 'em go "Oh, oh, oh!"
Git ve göster "Oh, oh, oh!"
As you shoot across the sky-y-y
Havaya fırlayışınla a a


Baby you're a firework
Bebeğim sen bir havai fişeksin
Come on let your colors burst
Hadi renklerini göster
Make 'em go "Oh, oh, oh!"
Git ve göster "Oh, oh, oh!"
You're gunna leave 'em fallin' down-own-own
Düşerken onlardan ayrılacaksın


You don't have to feel like a waste of space
Kendini boşlukta hissetmene gerek yok
You're original, cannot be replaced
Sen orjinalsin, yerine başka bişey konamaz
If you only knew what the future holds
Sadece geleceğin ne getireceğini bilirsen
After a hurricane comes a rainbow
Yağmurdan sonraki kasırganın


Maybe you're reason why all the doors are closed
Belki kapıların kapalı olmasının bi nedeni vardı
So you can open one that leads you to the perfect road
Birisi bu mükemmel yolda yol gösterir ve sen kapıyı açabilrsin
Like a lightning bolt, your heart will blow
Parlayan yıldırım gibi, kalbin üfleyecek


And when it's time, you'll know
Ve zamanı geldiğinde anlayacaksın
You just gotta ignite the light
Ve sadece ışığı açacaksın
And let it shine
Ve parlak yap
Just own the night
Sadece geceye sahipsin
Like the Fourth of July
4 Temmuz gibi


Cause baby you're a firework
Çünkü bebeğim sen bir havai fişeksin
Come on show 'em what your worth
Git ve onlara neye sahip olduğunu göster
Make 'em go "Oh, oh, oh!"
Git ve göster "Oh, oh, oh!"
As you shoot across the sky-y-y
Havaya fırlayışınla a a


Baby you're a firework
Bebeğim sen bir havai fişeksin
Come on let your colors burst
Hadi renklerini göster
Make 'em go "Oh, oh, oh!"
Git ve göster "Oh, oh, oh!"
You're gunna leave 'em fallin' down-own-own
Düşerken onlardan ayrılacaksın


Boom, boom, boom
Bum, bum, bumm
Even brighter than the moon, moon, moon
Aydan bile daha parlak


It's always been inside of you, you, you
Her zaman senin içinde
And now it's time to let it through
Ve şimdi onu gösterme zamanı


Cause baby you're a firework
Çünkü bebeğim sen bir havai fişeksin
Come on show 'em what your worth
Git ve onlara neye sahip olduğunu göster
Make 'em go "Oh, oh, oh!"
Git ve göster "Oh, oh, oh!"
As you shoot across the sky-y-y
Havaya fırlayışınla a a


Baby you're a firework
Bebeğim sen bir havai fişeksin
Come on let your colors burst
Hadi renklerini göster
Make 'em go "Oh, oh, oh!"
Git ve göster "Oh, oh, oh!"
You're gunna leave 'em goin "Oh, oh, oh!"
Giderken onlardan ayrılacaksın "Oh, oh, oh!"


Boom, boom, boom
Bum, bum, bumm
Even brighter than the moon, moon, moon
Aydan bile daha parlak
Boom, boom, boom
Bum, bum, bumm
Even brighter than the moon, moon, moon
Loading...