HAYAT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HAYAT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2010 Cuma

Kimdir bu POLYANNA yahu?


Az önce ekmek arasını, acıkan midemin vahşi ağzına doğru itelerken damaklarımda ekmeğin bayat olduğuna dair sevimsiz tat geldi. Arkadaşımla yapılan paylaşımdan sonra bayat ekmeğin aslında daha sağlıklı ve lezzetli olduğuna karar verdik. Kısacası Polyannacılık yapıverdik. Tabi ondan sonrada kimdi bu Polyanna ya? Diye bir soru lambası beynimizde ışıldayıverdi. Tamam, belki terim olarak bildiğimiz ve anlamını sık kullandığımız bir şey! Fakat nereden geliyor? Nereye gidiyor?


Polyanna aslında bir romanın başkahramanı. 
ELENOR.H.PORTER’ın yarattığı bu kahraman her şeye pozitif yani olumlu tarafından bakarak işleri yoluna sokuyor. Ya da yaşamını kolaylaştırmaya çalışıyor diyelim.
Koltuk değneklerine bile ihtiyacı olduğunda yaşama sevincini kaybetmemiş olan kahraman; sevginin ve olumlu düşünmenin kibir, gurur ve diğer kötü olan her şeyi yeneceğini ispatlamıştır.

Bazen çok kısa da olsa umutsuzluğa kapıldığı olmuştur. Fakat genelde hayatın iyi yönlerini görmeye çalışarak mutlu olunacağını bize öğreten ilk kahramandır.
Nereden geldiğini böylece öğrenmiş bulunuyoruz. Bazen şu yaşam diye bahsedilen ve içinde olup kavramayı unuttuğumuz ve hızla ilerlediğimiz merdivenlerde birazda Polyannacılık oynamak gerekiyor, sanırım ; )

Konuya yönelikte güzel bir videoyu sizlerle paylaşıyorum. İsmi Nick Vujicic, iki kolu da olmayan sadece iki parmağı olan sağ ayağı olan kişinin başarılı bir öyküsü.


mutluyum yaşamayı seviyorum nick vujicic | izlesene.com

15 Ekim 2010 Cuma

20 Ağustos 2010 Cuma

Benimse her şeyim hala bir kibrit çakımında… Murathan Mungan


Ne zaman karşılaşsak seninle, 
Eskilerden konuşmak istiyorsun, 
Oysa bambaşka hayatlar seçtik bunu biliyorsun 
Dünyayla değiş tokuş ettiğimiz şeyler aynı değil 
Kazandıklarımızla kaybettiklerimiz benzemiyor birbirine 
Ne kadar konuşsak boş, 
Şimdisi aynı olmayanlar geçmişi aynı hatırlamaz ki... 
Niye anlamıyorsun ? 
Geçtiğimiz yollarda 
Aynı hesabı ödememişiz hayata 
Bizi birleştiren hiçbir şey yok 


Bir zamanlar var sandığımız 
Yanıltıcı Ortaklıktan başka...
Belki yalnızca yüzler tanıdık birbirine 
Bunca zaman sonra 
Ölçülü bir Selamlaşma 
Yetiyor bana, 


Sen niye daha fazlasını istiyorsun? 
Dön bak ardımızda kalan yıllara
Senin kaybedecek şeyin çok, 
Benimse her şeyim hala bir kibrit 
çakımında… 


"Murathan Mungan"

17 Ağustos 2010 Salı

HEY SEN! SANA DİYORUM...


Hayatını tekrar tekrar aynı hayatı yaşıcaymışsın gibi yaşa, 

istemediğin bir durumla karşı karşıya kalmışsan ve buna boyun eğiyorsan, diğer hayatlarında da aynı şeye boyun eğeceğini düşünerek,

 sen en güzeli boyun eğme, bu böyle gitmez;

bir şeyi çok mu istiyorsun, ama buna cesaret edemiyor musun, diğer hayatlarında da bu şeyi çok isteyip hiç bi zaman cesaret etmediğin için ulaşamayacaksın,

 o yüzden sen en güzeli aş kendini, yap yapmak istediğini ki sonunda en mutlu şekilde yaşayabileceğin bir kısır döngü oluşturabilmiş ol.

29 Haziran 2010 Salı

... BABAANNEME ...
















(RESİM BABAANNEME AİT DEĞİL!)

Ah o gözler…
Ne çok şey anlatır
Bazen bir gülümseme ile kısılır
Bazense hüzün ile yaşarır
Çok şey gördü değil mi o gözler?
En korkuncu olan ölümü bile gördü
Ama en güzeli olan yaşamı
Ve sana sunduğu torunu bile gördü
Onunla yaşama katılmayı bile gösterdi sana!
Yıllarca yolunu aydınlattı bir fener gibi
Şimdide karanlığa doğru gidiyor…
Gittikçe bulanıklaşıyor yol, hatıralar
Gittikçe sararıyor yapraklar
Rengi mi değişiyor her şeyin?
Yoksa 
Yaşam mı rengini kaybediyor?
Kaybolma sen
Çünkü sen
Annesin…
Babamın annesi olan annemsin…
Gözlerin hep baksın
Sevsin beni
Yüreğini göstersin bana
Hep…
Derinlerde olan o KURU KARA kız hep GÜLÜMSESİN bana…